İngilizcede gelecekten bahsetmek için yalnızca tek bir yapı kullanılmaz.
A2 seviyesinde en sık karşılaşacağımız üç gelecek yapısı şunlardır:
- will
- be going to
- Present Continuous
I’ll answer the phone.
Telefonu ben açarım.
I’m going to start exercising.
Spora başlayacağım.
I’m meeting Merve tomorrow at three.
Yarın saat üçte Merve ile buluşuyorum.
Üç cümle de gelecekten bahseder ancak kullanım nedenleri farklıdır.
1. Üç Gelecek Yapısının Temel Farkı
En temel ayrım şöyledir:
| Yapı | Temel Kullanım |
|---|---|
| will | anlık karar, söz, teklif, genel tahmin |
| be going to | önceden verilmiş karar, niyet, kanıta dayalı tahmin |
| Present Continuous | ayarlanmış / kesinleşmiş gelecek planı |
Bu ayrımı öğrenmek doğru yapıyı seçmeni kolaylaştırır.
2. Will Yapısını Hatırlayalım
Formül
Özne + will + yalın fiil
I will call you later.
Seni daha sonra arayacağım.
Kısa hali:
I’ll call you later.
Seni daha sonra arayacağım.
3. Will ile Anlık Kararlar
Bir kararı konuşma anında veriyorsak genellikle will kullanırız.
The phone is ringing. I’ll answer it.
Telefon çalıyor. Ben açarım.
Bu karar daha önceden planlanmamıştır.
4. Will ile Teklifler
Birine yardım teklif ederken will kullanılabilir.
Those bags look heavy. I’ll carry one for you.
O çantalar ağır görünüyor. Birini senin için taşırım.
5. Will ile Söz Verme
Bir kişiye söz verirken will veya won’t kullanılabilir.
I’ll call you tonight. I promise.
Seni bu akşam arayacağım. Söz veriyorum.
I won’t tell anyone.
Kimseye söylemeyeceğim.
6. Will ile Genel Tahminler
Kendi fikrimize veya düşüncemize dayanan gelecek tahminlerinde will sık kullanılır.
I think the exam will be difficult.
Bence sınav zor olacak.
I think people will live longer in the future.
Bence insanlar gelecekte daha uzun yaşayacak.
7. I Think, Maybe ve Probably
Will şu ifadelerle sık kullanılır:
- I think
- I don’t think
- maybe
- probably
- I’m sure
Maybe Merve will come tonight.
Belki Merve bu akşam gelir.
He will probably be late.
Muhtemelen geç kalacak.
8. Won’t Kullanımı
Will not ifadesinin kısa hali won’t şeklindedir.
Formül
Özne + won’t + yalın fiil
I don’t think it will rain.
Yağmur yağacağını sanmıyorum.
Mert won’t come tonight.
Mert bu akşam gelmeyecek.
9. Be Going To Yapısını Hatırlayalım
Formül
Özne + am/is/are + going to + yalın fiil
I am going to study tonight.
Bu akşam ders çalışacağım.
They are going to move next year.
Gelecek yıl taşınacaklar.
10. Going To ile Önceden Verilmiş Kararlar
Bir şeyi yapmaya daha önceden karar verdiysek going to kullanabiliriz.
I’m going to buy a new laptop next month.
Gelecek ay yeni bir dizüstü bilgisayar alacağım.
Bu karar konuşma sırasında verilmemiştir.
11. Going To ile Niyetler
Gelecekte yapmak istediğimiz veya planladığımız şeylerden bahsederken going to kullanılabilir.
Merve is going to learn Spanish.
Merve İspanyolca öğrenecek.
I’m going to exercise more this year.
Bu yıl daha fazla spor yapacağım.
12. Going To ile Kanıta Dayalı Tahmin
Şu anda gördüğümüz bir kanıt nedeniyle gelecekte bir şey olacağını düşünüyorsak going to kullanırız.
Look at those dark clouds. It’s going to rain.
Şu kara bulutlara bak. Yağmur yağacak.
Burada tahminin nedeni gökyüzündeki bulutlardır.
13. Will ve Going To ile Tahmin Farkı
Genel düşünce
I think it will rain tomorrow.
Bence yarın yağmur yağacak.
Bu kişisel bir tahmindir.
Mevcut kanıt
Look at the clouds. It’s going to rain.
Bulutlara bak. Yağmur yağacak.
Burada görülebilen bir kanıt vardır.
14. Present Continuous Yapısını Hatırlayalım
Formül
Özne + am/is/are + fiil-ing
I am meeting Merve tomorrow.
Yarın Merve ile buluşuyorum.
Present Continuous gelecek için kullanıldığında genellikle zaman ifadesi bulunur.
15. Present Continuous ile Kesinleşmiş Planlar
Bir gelecek planı ayarlanmışsa Present Continuous kullanılabilir.
We are meeting the manager tomorrow at ten.
Yarın saat onda yöneticiyle görüşüyoruz.
Saat bellidir ve görüşme ayarlanmıştır.
16. Randevularda Present Continuous
Önceden ayarlanmış randevularda bu yapı çok yaygındır.
I’m seeing the dentist on Friday.
Cuma günü dişçiye gidiyorum.
Ece is meeting a client at two.
Ece saat ikide bir müşteriyle görüşüyor.
17. Seyahat Düzenlemelerinde Present Continuous
Bilet, rezervasyon veya kesinleşmiş seyahat programlarında Present Continuous kullanılabilir.
We’re flying to Berlin on Saturday morning.
Cumartesi sabahı Berlin’e uçuyoruz.
We’re staying there for three nights.
Orada üç gece kalıyoruz.
18. Going To ve Present Continuous Arasındaki Fark
İki yapı bazen aynı gelecek planı için kullanılabilir. Ancak temel A2 ayrımı şöyledir:
Going To
Plan veya niyet önceden vardır.
I’m going to visit Bursa this weekend.
Bu hafta sonu Bursa’yı ziyaret edeceğim.
Present Continuous
Planın ayrıntıları ayarlanmıştır.
I’m taking the 9 a.m. bus to Bursa on Saturday.
Cumartesi saat dokuz otobüsüyle Bursa’ya gidiyorum.
19. Plan Ne Kadar Kesin?
Şu iki cümleyi karşılaştıralım:
I’m going to travel to Italy this summer.
Bu yaz İtalya’ya seyahat edeceğim.
Bir niyet veya plan vardır.
I’m flying to Rome on July 10.
10 Temmuz’da Roma’ya uçuyorum.
Uçuş gibi belirli bir düzenleme yapılmıştır.
20. Will ve Going To ile Karar Farkı
Konuşmadan Önce Karar Verilmişse
I’m going to cook pasta tonight.
Bu akşam makarna yapacağım.
Karar Şimdi Verildiyse
We have nothing for dinner. I’ll cook some pasta.
Akşam yemeği için hiçbir şeyimiz yok. Biraz makarna yaparım.
21. Will ve Present Continuous Farkı
Anlık karar
I’ll call Ece now.
Ece’yi şimdi arayayım.
Önceden ayarlanmış görüşme
I’m meeting Ece at seven tonight.
Bu akşam saat yedide Ece ile buluşuyorum.
22. Üç Yapıyı Aynı Konuda Karşılaştıralım
Will
I think Merve will travel abroad next year.
Bence Merve gelecek yıl yurt dışına seyahat edecek.
→ Tahmin
Going To
Merve is going to travel abroad next year.
Merve gelecek yıl yurt dışına seyahat edecek.
→ Plan / niyet
Present Continuous
Merve is flying to Germany next Monday.
Merve gelecek pazartesi Almanya’ya uçuyor.
→ Ayarlanmış seyahat
23. Olumsuz Yapıları Karşılaştıralım
Will
won’t + yalın fiil
I won’t stay long.
Uzun süre kalmayacağım.
Going To
am/is/are not going to + yalın fiil
I’m not going to stay at home.
Evde kalmayacağım.
Present Continuous
am/is/are not + fiil-ing
I’m not working tomorrow.
Yarın çalışmıyorum.
24. Soru Yapılarını Karşılaştıralım
Will
Will + özne + yalın fiil?
Will you come tomorrow?
Yarın gelecek misin?
Going To
Am/Is/Are + özne + going to + yalın fiil?
Are you going to travel this summer?
Bu yaz seyahat edecek misin?
Present Continuous
Am/Is/Are + özne + fiil-ing?
Are you working tomorrow?
Yarın çalışıyor musun?
25. What ile Üç Yapı
What will you do if it rains?
Yağmur yağarsa ne yapacaksın?
What are you going to do this summer?
Bu yaz ne yapacaksın?
What are you doing tomorrow evening?
Yarın akşam ne yapıyorsun?
Sorunun bağlamı hangi gelecek yapısının daha uygun olduğunu belirler.
26. Zaman İfadeleri Tek Başına Yeterli Değildir
Tomorrow, next week veya tonight gibi ifadeler üç yapıyla da kullanılabilir.
I think she will come tomorrow.
Bence yarın gelecek.
She is going to study tomorrow.
Yarın ders çalışacak.
She is meeting her teacher tomorrow.
Yarın öğretmeniyle görüşüyor.
Bu nedenle yalnızca zaman ifadesine değil, cümlenin anlamına bakmalıyız.
27. Her Zaman Tek Bir Doğru Seçenek Var mı?
Gerçek İngilizcede going to ve Present Continuous bazı durumlarda birbirinin yerine kullanılabilir.
I’m going to meet Merve tomorrow.
I’m meeting Merve tomorrow.
İki cümle de doğru olabilir.
İkinci cümle genellikle buluşmanın daha net şekilde ayarlanmış olduğunu hissettirir.
A2 seviyesinde şu ayrımı hatırlamak yeterlidir:
- will → anlık karar / söz / genel tahmin
- going to → plan / niyet / kanıta dayalı tahmin
- Present Continuous → ayarlanmış gelecek planı
28. Günlük Hayattan Mini Diyalog
Ece: What are you doing this weekend?
Bu hafta sonu ne yapıyorsun?
Merve: I’m visiting my sister in Bursa. I’m taking the bus on Saturday morning.
Bursa’daki kız kardeşimi ziyaret ediyorum. Cumartesi sabahı otobüse biniyorum.
Ece: Nice! What are you going to do there?
Güzel! Orada ne yapacaksınız?
Merve: We’re going to do some shopping and visit a few cafés.
Biraz alışveriş yapacağız ve birkaç kafeyi ziyaret edeceğiz.
Ece: The weather might be cold.
Hava soğuk olabilir.
Merve: Really? Then I’ll take my warm coat.
Gerçekten mi? O zaman kalın montumu alırım.
Bu konuşmada:
- I’m visiting / I’m taking → kesinleşmiş düzenleme
- We’re going to do → plan
- I’ll take → konuşma anında verilen karar
En Sık Yapılan Hatalar
| Yanlış | Doğrusu | Neden? |
|---|---|---|
| I will to call you. | I will call you. | Will sonrasında yalın fiil gelir. |
| She will goes tomorrow. | She will go tomorrow. | Will sonrasında -s kullanılmaz. |
| I going to study. | I am going to study. | Going to öncesinde be fiili gerekir. |
| She is going to works. | She is going to work. | Going to sonrasında yalın fiil gelir. |
| Do you going to travel? | Are you going to travel? | Soru be fiiliyle yapılır. |
| I meeting Merve tomorrow. | I am meeting Merve tomorrow. | Present Continuous’da be fiili gerekir. |
| Do you meeting him tomorrow? | Are you meeting him tomorrow? | Present Continuous sorusunda do kullanılmaz. |
| Look at the clouds. It will rain. | Look at the clouds. It is going to rain. | Görülebilir kanıtta going to daha uygundur. |
| I’m going to answer the phone. | I’ll answer the phone. | O anda verilen kararda will daha uygundur. |
| I will meeting Ece tomorrow. | I am meeting Ece tomorrow. | Kesinleşmiş düzenlemede Present Continuous kullanılabilir. |
Konuyu Kolay Hatırlamanın Yolu
Kararı Şimdi Verdim
WILL
I’ll help you.
Daha Önceden Karar Verdim
GOING TO
I’m going to start exercising.
Plan Ayarlandı
PRESENT CONTINUOUS
I’m meeting my trainer tomorrow at six.
Kendi Fikrimle Tahmin Ediyorum
WILL
I think it will be difficult.
Gördüğüm Bir Kanıta Göre Tahmin Ediyorum
GOING TO
Look! It’s going to fall.
Üç Yapıyı Tek Tabloda Hatırlayalım
| Durum | Kullanım | Örnek |
|---|---|---|
| Anlık karar | will | I’ll answer it. |
| Teklif | will | I’ll help you. |
| Söz | will | I won’t forget. |
| Genel tahmin | will | I think it will rain. |
| Önceden verilmiş karar | going to | I’m going to study. |
| Niyet | going to | I’m going to exercise more. |
| Kanıta dayalı tahmin | going to | It’s going to fall. |
| Kesinleşmiş buluşma | Present Continuous | I’m meeting Ece at six. |
| Randevu | Present Continuous | I’m seeing the dentist tomorrow. |
| Seyahat düzenlemesi | Present Continuous | We’re flying on Friday. |
Konuyu Hikâyelerle Pekiştir
Gelecek zaman yapılarını günlük hayat hikâyelerinde sık sık görebilirsin.
Şu soruyu sor:
Bu cümlede neden bu gelecek yapısı kullanılmış?
Hikâyelerde şu yapılara dikkat et:
- I’ll help you.
- I think it will…
- I’m going to start…
- It’s going to rain.
- I’m meeting…
- We’re leaving tomorrow.
A2 Seviye İngilizce Hikâyeler
Hikâyeleri YouTube üzerinden izleyebilir veya Spotify üzerinden dinleyebilirsin.
Mini Özet
- Will, konuşma anında verilen kararlarda kullanılır.
- Will, teklif ve sözlerde kullanılabilir.
- Will, kişisel ve genel gelecek tahminlerinde sık kullanılır.
- Going to, daha önceden verilmiş kararları anlatır.
- Going to, gelecek niyetlerini anlatır.
- Going to, mevcut kanıta dayalı tahminlerde kullanılır.
- Present Continuous, ayarlanmış gelecek planlarında kullanılır.
- Randevu, buluşma ve kesinleşmiş seyahatlerde Present Continuous sık görülür.
- Will sonrasında yalın fiil kullanılır.
- Going to sonrasında yalın fiil kullanılır.
- Present Continuous’da fiil -ing alır.
- Gelecek zaman ifadesi tek başına hangi yapıyı kullanacağımızı belirlemez.
- Going to ve Present Continuous bazı durumlarda ikisi de doğru olabilir.
- Doğru yapıyı seçerken kararın veya planın nasıl oluştuğuna bakmalıyız.
Son Söz
Tebrikler! Artık İngilizcede gelecekten bahsederken will, going to ve Present Continuous arasındaki temel farkı biliyorsun.
Doğru yapıyı seçerken kendine şu soruları sor:
Kararı şimdi mi verdim?
→ will
Bu daha önceden düşündüğüm bir plan veya niyet mi?
→ going to
Buluşma, randevu veya seyahat gibi ayarlanmış bir plan mı?
→ Present Continuous
Bu sadece benim tahminim mi?
→ will
Tahminimi destekleyen açık bir kanıt var mı?
→ going to
Şimdi öğrendiklerini alıştırmalarla pekiştirebilirsin.
➡️ Will vs Going To vs Present Continuous Alıştırmaları
➡️ Bir sonraki ders: Ünite 13: Comparative Adjectives
Leave a Reply